Altı yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada, ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok “delilleri yok etme”, Tunceli İl Özel İdaresi eski personeli Erdoğan Elaldı da “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.
Elaldı’nın, Gülistan Doku’ya son temas eden kişi olduğu belirtildi.
Adliye’ye sevk edilen Munzur Üniversitesi’ndeki kameralardan sorumlu teknisyenler S.Ö. ve S.G. hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.
Dönemin Tunceli valisinin oğlu da gözaltında. Bu kişinin ABD’de olan yakın arkadaşı içinse yakalama kararı çıkarıldığı belirtiliyor.
Gözaltına alınanlar arasında Doku’nun Alanya’da yaşayan erkek arkadaşı Z.A. ile şüphelinin annesi ve eski polis olan üvey babası da var.
Yapılan gözaltılar arasında Munzur Üniversitesi’nde güvenlik kameralarından sorumlu iki kişiyle, bazı kamu görevlileri de bulunuyordu.
Savcılık kaynaklarından yapılan açıklamada Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “cinayet, delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması” suçlarını araştırdığı aktarıldı.
Açıklamada, “dosyanın sıradan bir kayıp soruşturmasının çok ötesine geçtiği” ifade edildi.
Şüphelilerin olay gecesine ait araç hareketliliğinin de “olağan akışla bağdaşmadığı” iddia edildi.
Savcılığın yeni bulguları arasında, gizli tanık ifadesi, sosyal medya ve cep telefonu incelemeleri ve “700 saatlik yeni MOBESE görüntüsü” de yer alıyor.
Doku’yu arama çalışmaları Ekim 2022’de sonlandırılmıştı.

Instagram Mesajlaşmaları İncelendi
Ulusal Kriminal Büro, başlatılan son süreçte Gülistan Doku’nun erkek arkadaşıyla Instagram üzerinden mesajlaşmalarını inceleme altına aldı.
BBC Türkçe’nin gördüğü inceleme raporunda, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Z.A.’nın bildiği bazı şeyleri yargı makamlarıyla paylaşmadığı sonucunun çıkarıldığı sonucu açıklandı.
Rapora göre, yine bu mesajlardan Gülistan’ın kaybolmasından aylar sonra da Z.A.’nın mesaj atmayı sürdürdüğü anlaşıldı.
Z.A.’nın Doku’ya attığı mesajlarda yer alan “onlar” ve “onlardan korkmuyorum” gibi ifadelere de yine ancak Z.A.’nın açıklığa kavuşturabileceği kaydedildi.
16 Nisan’da tutuklanan ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok da Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabından veri silmekle suçlanıyor.
Doku’nun Ailesine Adliye Önünde Tehdit ve Saldırı
Dört yıldır kardeşi Gülistan Doku’yu arayan Aygül Doku, şüpheli yakınlarının “Bizim sayımız çok” diyerek kendilerini tehdit ettiğini ve kardeşine yönelik fiziksel tehditlerde bulunduğunu açıklayarak yetkilileri göreve çağırdı.

Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında şüphelilerin serbest bırakılmasına tepki gösteren abla Aygül Doku, aile üyelerinin tenhada sıkıştırılarak tehdit edildiğini ve adliye önünde açıkça hedef alındıklarını söyledi. Abla Doku, “Bir canımızı kaybettik, bir başkasını kaybetmeye tahammülümüz yok” diyerek yaşanan cüretkarlığa isyan etti.
Gözaltına alınan şüphelilerden Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal’ın savcılık ifadesi tamamlandı. Gültürk ve Önal çıkarıldıkları mahkemece yurt dışı yasağı konularak adli kontrolle serbest bırakıldı. Gülistan Doku’nun ailesi ile iki şüphelinin yakınları arasında adliye binası önünde kavga çıktı. Kavdada yumruklaşma da yaşandı. Doku ailesi, taraflardan şikayetçi oldu.
Aygül Doku İsyan Etti: Tehdit Edildik, Bu Cesaret Nereden Geliyor?
Gülistan’ın ablası Aygül Doku, kavga sonrası yaptığı açıklamada, “Kız kardeşimi, bütün aile üyelerimi tahrik etti. ‘Siz kimsiniz, bizim sayımız çok’ dedi. Sayın savcımızdan biran önce Tuncay Sonel’in yakalanmasını ve bu olayın çözülmesini istiyoruz. Bir kızımızı kaybettik. Aile bireylerimizden başka birini kaybetmeye tahammülümüz yok. Savaş’ın kardeşi kız kardeşimi tenhada sıkıştırıp, ‘Sen beni tanımıyor musun?’ diyor. Bu kadar cüretkarlık, bu cesaret nereden geliyor bunlara? Biz yaralı bir aileyiz. Biz neden bunları yapmıyoruz. Biz saldırmayı bilmiyor muyuz? Biz artık dayanamıyoruz. Artık bir çözümün bulunması lazım” diye konuştu.
Dava siyasetin de gündemindeydi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu.
Özel’den Önceki Dönem Adalet Bakanlarına Çağrı: ‘Bu Not Size Karşıdır’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 14 Nisan’daki meclis konuşmasında, soruşturmanın “Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla başladığı” yönünde bir bilgi notuyla medyayla paylaşıldığını dile getirdi.
Özel bu notun Gürlek’ten önceki adalet bakanlara yönelik olduğunu da savundu:
“Gürlek’in basın danışmanı, Gürlek’in ‘ucu nereye çıkarsa çıksın’ dediğini öne sürüyor. Bu not bana karşı değildir, size karşıdır. Hepinizin mesleki ve siyasi ahlaklarına dil uzatan bir bilgi notudur. Furkan Torlak bu kez sizin haysiyetinize saldırdı. Susun da göreyim.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Nisan’da Ankara’daki AKP grup toplantısında, soruşturmanın “kendi talimatıyla” başlamadığını söyledi.
Gürlek, Tunceli başsavcısının kendisine gelerek delilleri topladığını aktardığını ve doğru şüpheler olduğunu düşündüğünü de ifade etti.
DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları da genişletilen soruşturmayla ilgili, “Yıllardır beklenen adaletin yerini bulması için önemli bir adım atıldı” dedi.
Kadınlar Adliye Önlerinde: Gülistan Doku Dosyası Aydınlatılsın
Batman’da konuşan şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojvelat Kızmaz’ın kardeşi Roza Kızmaz ise, “3 gün boyunca yaşayan ablamı bulamadılar” sözleriyle yaşanan ihmale tepki gösterdi.
5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku için kadınlar, birçok kentte adliye önleri başta olmak üzere sokaklara çıkarak adalet talebini yükseltti. Gülistan Doku dosyasına ilişkin 13 Nisan’da yaşanan yeni gelişmelerin ardından eş zamanlı açıklamalar düzenlenirken, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin politik olduğuna dikkat çekildi ve adalet çağrısı yinelendi.
Batman’da yapılan açıklamada konuşan, şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojvelat Kızmaz’ın kardeşi Roza Kızmaz ise, “3 gün boyunca yaşayan ablamı bulamadılar” sözleriyle yaşanan ihmale tepki gösterdi.

Şırnak (Cizre)
Şırnak’ın Cizre ilçesinde adliye önünde yapılan açıklama, yoğun katılımla gerçekleşti. Kadın örgütlerinin öncülüğünde düzenlenen eyleme siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklama sırasında Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’in fotoğrafları taşınırken, “Gülistan Doku için adalet” pankartı açıldı.
Konuşmalarda, dosyanın yıllardır sonuçlandırılmamasına tepki gösterilerek, hakikatin açığa çıkarılması için mücadeleden vazgeçilmeyeceği vurgulandı. Kadın cinayetlerinin münferit değil sistematik olduğuna dikkat çekilen açıklamada, cezasızlık politikalarının bu tür olayların artmasına neden olduğu ifade edildi. Açıklama, sloganlarla son buldu.
Diyarbakır
Diyarbakır Adliyesi önünde yapılan açıklamada, Gülistan Doku dosyası başta olmak üzere tüm şüpheli kadın ölümleri gündeme getirildi. Açıklamaya kadın örgütleri, baro temsilcileri ve kayıp yakınları katıldı.
MA’nın haberine göre, Konuşmalarda, dosyada delillerin yeterince değerlendirilmediği ve soruşturmanın gecikmeli yürütüldüğü belirtildi. Hukukçular, yıllar sonra atılan adımların önemli olmakla birlikte, sürecin başından itibaren etkin bir soruşturma yürütülmediğini ifade etti. Ayrıca bu ihmallerin yalnızca Gülistan Doku dosyasıyla sınırlı kalmadığı, benzer olaylarda da tekrarlandığına dikkat çekildi.
Açıklamada, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin bu tür dosyalar üzerinden açıkça görüldüğü vurgulandı. Kadın örgütleri, sorumlular yargılanana kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Batman
MA’nın haberine göre, Batman Adliyesi önünde yapılan açıklamada, “Gülistan Doku nerede?” sorusu bir kez daha yinelendi. Açıklamaya çok sayıda kişi katılırken, kadın örgütleri kayıp ve şüpheli ölümlere dikkat çekti.
Rojvelat Kızmaz’ın kardeşi Roza Kızmaz, yaptığı konuşmada yaşanan süreci ayrıntılı şekilde anlattı. Ablasının evden ayrıldıktan sonra kaybolduğunu ve hemen yetkililere başvurduklarını belirten Kızmaz, arama çalışmalarının zamanında yapılmadığını söyledi.
“3 gün sonra cansız bedenine ulaştık. Kendi imkânlarımızla bütün şehri aradık ama hiçbir sonuç alamadık” diyen Kızmaz, otopsi sonucunda ablasının günlerce hayatta olduğunun ortaya çıktığını ifade etti. “Polisin 1 saatlik işi 3 güne yayıldı. 3 gün boyunca yaşayan ablamı bulamadılar” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Kızmaz ayrıca, olayın yeterince ciddiye alınmadığını düşündüklerini belirterek, ihmallerin üzerinin örtülmemesi gerektiğini söyledi.
Adana
Adana Adliyesi önünde yapılan açıklamada, Gülistan Doku dosyasının aydınlatılması talebi dile getirildi. Kadın platformları adına yapılan konuşmalarda, olayın intihar olarak gösterilmek istendiğine yönelik iddialara dikkat çekildi.
Açıklamada, ailenin ve kadın örgütlerinin yıllardır sürdürdüğü mücadelenin önemine vurgu yapılarak, soruların cevapsız bırakılmayacağı ifade edildi. Ayrıca benzer dosyalar hatırlatılarak, etkin ve sonuç alıcı soruşturmalar yürütülmesi çağrısı yapıldı. Kadınlara yönelik şiddete karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Mersin
Mersin Adliyesi önünde yapılan açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin ve şüpheli ölümlerin sistematik bir sorun olduğu ifade edildi. Kadın örgütleri, her bir dosyanın titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmalarda, kadınların yaşam hakkını hedef alan bu olaylara karşı mücadelenin büyütüleceği belirtilerek, “Her kaybın, her dosyanın takipçisi olacağız” mesajı verildi. Açıklama, dayanışma ve mücadele çağrılarıyla sona erdi.
Urfa
Şanlıurfa Adliyesi önünde yapılan açıklamada, Gülistan Doku dosyasındaki son gelişmeler değerlendirilerek, etkin bir soruşturma yürütülmesi talep edildi. Kadın örgütleri, sürecin şeffaf yürütülmesi ve tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, yalnızca bu dosyanın değil, tüm şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Mardin (Artuklu)
Mardin’in Artuklu ilçesinde yapılan açıklamada, “Vazgeçmedik, Gülistan Doku nerede?” yazılı pankart taşındı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri ve kadın örgütleri katıldı.
Konuşmalarda, gerçek adaletin yalnızca bir kişinin cezalandırılmasıyla sağlanamayacağı, olayların arkasındaki ihmallerin ve yapısal sorunların da ortaya çıkarılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca son dönemde artan şiddet olaylarına dikkat çekilerek, toplumsal duyarlılık çağrısı yapıldı.
Van
Van Adliyesi önünde yapılan açıklamada, kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler protesto edildi. Katılımcılar, çeşitli döviz ve pankartlar taşıyarak tepkilerini dile getirdi.
Yapılan konuşmalarda, cezasızlık politikalarının kadınlara yönelik şiddeti artırdığı belirtilerek, bu durumun tesadüfi olmadığı vurgulandı. Kadın örgütleri, sistematik sorunlara dikkat çekerek, adalet sağlanana kadar mücadele edeceklerini ifade etti.
Açıklamalar, birçok kentte “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla sona erdi.

Ne Olmuştu?
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı.
Diyarbakır’da yaşayan ailesi, Gülistan’ın kaybolduğu gün Tunceli’ye gelip güvenlik güçlerine ihbarda bulundu.
Ailenin ihbarıyla arama çalışması başlatıldı.
Araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi.
Baraj gölünde yapılan aramalarda Doku’ya ait iz bulunamayınca, Ekim 2022’de arama çalışmaları sonlandırılmıştı.
Ancak aile kızlarını aramaktan vazgeçmedi.
Doku’nun ailesi de Ocak 2024’te avukatları aracılığıyla, dosyanın baş şüphelisi ve adli kontrolle serbest bırakılan Z.A.’un tutuklanması ve o dönem dosyayı yürüten asayiş biriminde görevli olan, ardından görevden ihraç edilen polis memuru babası E.Y.’nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe vermişti.
Aile ayrıca dönemin valisi hakkında baş şüphelinin yurt dışına kaçırılmasının bilgisi dahilinde olduğu iddiasıyla görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulundu.


