Gülistan Doku Dosyası: Kimler Tutuklandı, İfadelerde Hangi Detaylar Yer Aldı?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Dersim’de 6 yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin 13 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan aralarında üst düzey kamu çalışanlarının da olduğu 12 kişi tutuklandı, 1 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. Tutuklananlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel bulunuyor. Gülistan’ın kayıp olduğu andan bugüne kadar yaşananlara ilişkin pek çok sorunun yanıtı ise merak ediliyor.

Uzun yıllardır üstü kapatılan ve arama çalışmalarının ‘sonuçsuz’ bırakıldığı Türkiye’nin yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyası 13 Nisan’da 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla kritik bir noktaya dönüştü.

Dersim’de 6 yıldan uzun zamandır kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma 2024 yılında kente ataması yapılan Cumhuriyet Savcısı Ebru Cansu’nun talimatıyla yeniden başlatıldı.

Soruşturma kapsamında 13 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyonda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustaf Türkay Sonel ve aynı dönemde Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir olmak üzere 13 kişi gözaltına alındı. Önce Meksika ardından ABD’ye geçtiği öne sürülen Umut Altaş hakkında ise kırmızı bülten çıkarıldı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı olarak biliniyor.

Kritik İsimler Tutuklandı

Gözaltına alınan 12 isim emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda gözaltına alınanları sayısı 15’e yükseldi.

Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada ‘Şubat’ isimli gizli tanık savcılığa çarpıcı bilgiler verdi. ‘Şubat’ın ifadesine göre, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’yu cinsel saldırıda bulundu; ardından silahla vurarak öldürdü. Baba Tuncay Sonel’in ise “suçun kanıtlarını yok ettiği” ifade edildi.

Gülistan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, eski Vali Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel hakkında suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, Sonel’in yaşanan süreçten habersiz olmasının “mümkün olmadığı” vurgulanarak tutuklanması talep edildi.

Şüpheli şekilde öldürülen Gülistan’a ilişkin pek çok soru işareti akıllardaki yerini korurken tutuklanan isimlerin ise yetkililere verdikleri ifadeler de gündemi sarstı.

“Gülistan Doku’ya ne oldu” sorusunun cevabı henüz yanıt bulamadı. Soruşturma kapsamında ise ilerleyen günlerde neler yaşanacağı merak ediliyor.

İşte soruşturma kapsamında yaşananlar:

Soruşturma kapsamında İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Elazığ ve Dersim’de 14 kişinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyon sonucu 15 kişi gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında ilk olarak meslekten ihraç edilen polis Gökhan Ertok ve eski Tunceli İl Özel İdaresi personeli Erdoğan Elaldı tutuklandı. Munzur Üniversitesi’ndeki kameralardan sorumlu teknisyenler Süleyman Önal ve Savaş Gültürk hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.

Ertesi gün ise Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un yanı sıra annesi Cemile Yücer, babası Engin Yücer, ABD’de olduğu için gözaltına alınamayan Umut Altaş’ın babası Celal Altaş, annesi Nurşen Arıkan ve dönemin valisi Tuncay Sonel ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Ferhat Hanedan Güven tutuklandı. Uğurcan Açıkgöz ise yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı.

Valinin Oğlu ve Koruması Tutuklandı

Soruşturmanın kilit ismi, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali’nin o dönemki yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, gözaltında 4 gün kaldıktan sonra tutuklandılar.

‘itiraf Videosu’ Dosyaya Girdi

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen, ABD’de bulunan ve kırmızı bülten talebinde bulunulan şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi S.A.’nın, Doku ailesinin avukatıyla yaptığı konuşmanın görüntüleri dosyaya girdi.

S.A., soruşturma dosyasına giren görüntüde, “Ne biliyorsam bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya hazırım. Umut’un sorgusundan aldığım Türkay demiş ki kız hamile kaldı ben de kafasına sıktım. Bu kafasına sıktım lafı birkaç defa geçti” ifadelerini kullandı.

Tutuklu Polisin İfadesi

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan, eski polis Gökhan Ertok savcılıkta verdiği ifadede, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın kendisine dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruma polisi Şükrü Eroğlu tarafından verildiğini söylemişti. Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’nun WhatsApp yazışmaları ile sosyal medya mesajlaşmalarındaki önemli verilerin silinmesi yönünde talimat verdiğini de kaydetmişti.

Koruma ve Polis Arasında Para Trafiği

Şüpheli sıfatıyla dosyaya giren ve operasyonla gözaltına alınan Gökhan Ertok’un HTS kayıtları ve banka dokümanları üzerinde yapılan incelemede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği tespit edildi.

Savcılık, şüphelinin Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına ‘şifremi unuttum’ yöntemiyle tek kullanımlık şifre alarak giriş yaptığını belirledi. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının incelemesi sonucu, Ertok’un hesaba girerek sosyal medyadaki arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği tespit edildi. Şüphelinin, ayrıca yaklaşık 3 saat boyunca kullandığı belirlendi.

Ertok, ilk sorgusunda Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girdiğini kabul etti.

Korumanın İfadesi Ortaya Çıktı

Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu ise Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda alınan ifadesinde, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın kapalı bir zarf içinde kendisine verildiğini ve Ankara’ya gönderildiğini anlattı. Eroğlu, “Vali Bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. ‘Bunu Gökhan’a gönder’ dedi. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu’ söyledi. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu” dedi.

SIM kartı gönderdiği süreçte zarfın içeriğinden habersiz olduğunu ifade eden Eroğlu, “Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Zarfı otobüsten aldırıp Vali Bey’e ‘Gökhan’ın gönderdiği dosya’ diyerek teslim ettim” beyanını verdi.

Eroğlu, Gökhan Ertok’a gönderilen para transferlerine ilişkin de, “Vali bey ara sıra ‘harçlık gönder’ deyip ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum, daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum” ifadelerini kullandı.

Kamera Kayıtları ve Delil İddiaları

Eroğlu, bir soru üzerine, “Gülistan Doku’yu tanımıyorum. Kayıp olduğu tarihten itibaren kendisini öğrendim” beyanını verdi.

Soruşturmadaki kritik başlıklardan biri olan kamera kayıtları ve olası delil karartma iddialarına ilişkin Eroğlu, bilgi sahibi olmadığını öne sürdü. Eroğlu, “Ben bu konuyu ilk kez duyuyorum. Bu konuyu bilmem mümkün değildir. Kamera kayıtlarının silinmesinden de bilgim yok. Bu konuyu bilmiyorum… Böyle bir durum varsa talimatı kimin verdiğini de bilmiyorum” dedi.

Gülistan Doku ile herhangi bir tanışıklığı veya iletişimi olmadığını savunan Eroğlu, telefon baz kayıtlarına göre olay günü Doku’nun en son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü civarında bulunduğu yönündeki tespitlere ilişkin ise, “Gittiysem tek gitmedim, ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş ile birlikte değildim. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hiçbir zaman birlikte bir yere gitmedim” diye konuştu.

“Vali, ‘Gülistan Değil’ Dedi”

Eroğlu, bir ihbar üzerine bulunan bir cesetle ilgili yaşananları da anlattı: “Vali Bey cesedin yanına giderek, bizzat yüzüne bakarak ‘Gülistan değil’ dedi” ifadesini verdi.

İfadesinin sonunda Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin bilgisi olmadığını vurgulayan Eroğlu, “Gülistan Doku’nun neden kaybolduğu hakkında bir bilgim yoktur” dedi.

Mustafa Türkay Sonel’in İfadesi

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ise Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia etti. Soruşturma kapsamında “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme” suçlamalarıyla tutuklanan Sonel, ifadesinde şunları kaydetti:

“Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Herhangi bir yerde herhangi bir surette görüşmedim, hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra ben de herkes gibi basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bununla ilgisi yoktur. Doku’nun kaybolması, böyle bir şey mümkün değildir, ben Gülistan Doku’nun kaybolması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiçbirisi Gülistan Doku’yu tanımazdı”

Soruşturma dosyasında yer alan silah ve ‘cinsel saldırı’ iddialarını yalanlayan Sonel, şunları söyledi:

“Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır. Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur. Benim de kız kardeşim var. (Umut ile telefon görüşmeleri) Bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değildir. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir ilgim ve bilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, bunu yapan kişi aşağılık birisidir. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü acıları var ve empati yapıyorum. Akrep veya MP5 tarzı silahlar ne bende ne de aracımda asla bulunmamıştır.”

Tuncay Sonel İfadesinde Neler Söyledi?

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde 17 Nisan’da Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel, Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Ardından Tuncay Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye götürüldü.

Cumhuriyet savcılığında sorgulanan Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tuncay Sonel, hakimlikteki sorgusunun ardından söz konusu 4 suçtan tutuklandı. Sonel, tutuklanması sonrası Erzurum Şehir Hastanesi’nde yeniden sağlık kontrolünden geçirilip Aziziye 2 No’lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü. Böylece soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 12’ye yükseldi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda “Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK’nin 281/1-2 (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu) maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 161/6. maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu” belirtilmişti.

78 Soru Soruya Çelişkili Yanıtlar

Savcının 78 sorusuna karşılık 21 sayfa ifade verdi. “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme”, “resmi belgeyi yok etme veya gizleme”, “bilişim sistemindeki verileri yok etmek”, “suç delillerini gizleme, değiştirme, yok etme” suçlarından tutuklamaya sevk edilen Tuncay Sonel, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Savcılık, tutuklama talebini güçlendirmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) sevk yazısında emsal kararlarına atıfta bulundu. Sevk yazısında, “Suçun ağırlığı ve toplumda yarattığı infial nedeniyle toplumsal huzursuzluğun ancak tutuklama ile dindirilebileceği” ve şüphelinin serbest kalması halinde ‘adaletin işleyişine müdahale tehlikesinin’ bulunduğu ifade edildi.

Tunceli Gençlik Merkezi İddiası

Doku’nun akıbetine ilişkin bir gizli tanık ifadesi de ortaya çıkmıştı. Ailenin avukatı Ali Çimen’in aktardığına göre bir gizli tanık, ‘Tunceli Gençlik Merkezi’nde ‘uyuşturucu partileri’ düzenlendiğini, burada uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü söylemişti:

“Biliyorsunuz gizli tanık da anlatıyor. Tunceli Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu partileri düzenliyorlar, Gülistan’ı zorluyorlar. Gülistan kabul etmiyor. Burası çok önemli. Gülistan kabul etmediği için öldürülüyor. Dövüyorlar, hastanelik oluyor. Direniyor. Yanında diğer kız arkadaşı da var. Ona bir şey olmuyor.”

“Ceset Gömüldüğü Yerden Sonradan Çıkartıldı”

Savcılık sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanında; Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu yanındaki diğer şüpheli Umut Altaş ile birlikte öldürdüğü, ardından koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun cesedi Pertek ilçesi Koçpınar köyündeki bir mezarlığın yanına gömdüğü iddia edildi. Bu beyan üzerine 12 Ocak 2025 tarihinde bölgede yer altı görüntüleme cihazı (YGC) ile yapılan tarama sonuçları raporda şöyle yer aldı:

“İlgili alanda daha önceden bir kazı yapıldığı, bir şahsın gömülerek yaklaşık 1-2 yıl içerisinde buradan çıkartıldığı, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği tespit edilmiştir.”

Polis Şefleri ve Savcıların Yükselişi Sürüyor

Gazete Pencere’den Can Bursalı’nın haberine göre, Gülistan’ın kaybolduğu tarihte Tunceli Emniyet Müdürü olarak Yılmaz Delen, soruşturmayı başlatan Başsavcı olarak Mustafa Atbaş görev yapıyordu. Daha sonra Enver Eroğlu Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirildi. Soruşturmada ilk rol alan savcı ise Ferhat Akıl’dı. Ayrıca, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Doku soruşturmasında görev yapan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı da görev almıştı. O dönem daire başkanı olan isim Akın Zaimoğlu’ydu.

Ancak soruşturma kapsamında bu isimlerin ifadesi dahi alınmadı. Delen şu anda Yalova Emniyet Müdürlüğü görevini yürütüyor. Başsavcı Enver Eroğlu ise şu anda Batman Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapıyor. Soruşturma savcısı Ferhat Akıl ise şu anda Yargıtay Tetkik Hakimi. Şu anda Antalya Emniyet Müdürü olarak görev yapan Zaimoğlu’nun ise Ankara Emniyet Müdürü olacağı konuşuluyor.

Tıpkı Zaimoğlu gibi istihbarat kökenli bir isim olan Delen, Tunceli’deki görevinin ardından 2021- 2024 arasında Çankırı İl Emniyet Müdürü, 2024 – 2026 arasında da Niğde İl Emniyet Müdürü oldu. Şu anda ise Yalova Emniyet Müdürü olarak görev yapıyor.

Başsavcı Eroğlu, Tunceli’deki görevini 2024’te tamamladıktan sonra Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirildi. Halen bu görevi yürütüyor. Soruşturmayı başlatan savcı Ferhat Akıl, Tunceli’den ayrıldıktan sonra Marmaris Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptı. Akıl daha sonra Yargıtay Tetkik Hakimliği görevine getirildi.

6 Yıldır Haber Alınamıyor

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 4 Ocak 2020’de kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) ayrıldı ve ertesi gün yurda dönmedi.

Gülistan’ın dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi. Diyarbakır’da yaşayan Doku ailesinin, 6 Ocak’ta kayıp ihbarı vermesinin ardından arama çalışması başlatıldı.

Araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Doku’nun ailesinin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmesinin ardından Uzunçayır Baraj Gölü’nün kısmen boşaltılması kararı verildi.

Viyadük üzerinden geçen aracın kamerasına da yansıyan Doku’nun son görüldüğü bölgede, AFAD Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş Büyükşehir belediyeleri ile sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan bir ekip ile yapılan aramalara rağmen 13 günün sonunda Doku’nun izine rastlanamadı ve 18 Ağustos’ta çalışmalar sonlandırıldı.

Gülistan’ın Yakın Arkadaşı Rojvelat Kızmaz’ın Şüpheli Ölümü

Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz, Batman’da kaybolduktan üç gün sonra cansız bedeni baraj göletinde bulundu. Rojvelat Kızmaz dosyasında da kayıp başvurusuna rağmen arama çalışmalarının gecikmesi, ölümün etkin şekilde aydınlatılmaması ve sorumluların ortaya çıkarılmaması, Gülistan Doku soruşturmasına benzer ihmal ve cezasızlık pratiklerinin sürekliliğine işaret ediyor.

Birgün

Gülistan Doku Dosyası: Kimler Tutuklandı, İfadelerde Hangi Detaylar Yer Aldı?
+ - 0
Haber bültenimize abone olun ve tüm haberlerden anında haberdar olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ne Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Ne Haber AI ile Haber Hakkında Sohbet

Ne Haber AI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir