Haber: Mizgin TABU
Diyarbakır’da, Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs mitinginde binlerce kişi İstasyon Meydanı’nda buluştu. Alanda mikrofon uzattığımız katılımcılar, 1 Mayıs’ın anlamını emek, barış ve özgürlük vurgusuyla değerlendirdi.
“Daha adil ve barışçıl bir dünya talebiyle buradayız” diyen Nadire Karakoyun, 1 Mayıs’ın yalnızca işçilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak mücadelesi olduğunu ifade etti.
Tertip Komitesi adına konuşan Heval Anahtar Kaya ise bu yılki katılımın önceki yıllara göre daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Bu tablo barışa duyulan özlemin bir yansıması” dedi.

Sinema yönetmeni Özkan Küçük de sanat emekçilerinin de bu mücadelenin parçası olduğunu belirterek, sanatçıların 1 Mayıs alanlarında daha fazla yer alması gerektiğini söyledi.
Alan çevresine “Zafer direnen emekçinindir”, “Bizim gücümüz birliğimizdir”, “İş, emek, özgürlük”, “Ücretsiz sağlık, ücretsiz eğitim”, “Sendikal örgütlenme demokratik haktır” ve “Talanı durduracağız, demokratik kentleri biz kuracağız” yazılı pankartlar asıldı. Kortejler halinde alana yürüyen katılımcılar, “İş, barış, ekmek”, “Direne direne kazanacağız”, “Hak, hukuk, adalet”, “Jin, jiyan, azadî” ve “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız” sloganları attı.

Miting alanında konuşan Karakoyun, kadınların ve gençlerin demokrasi ve barış mücadelesinde daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı güçlü bir duruş çağrısında bulunan Karakoyun, daha eşitlikçi ve özgür bir toplum talebini dile getirdi.
Kaya ise “Demokratik toplum için emekle özgürlüğe yürüyoruz” şiarıyla düzenlenen mitingin geniş bir karşılık bulduğunu belirterek, artan katılımın barışa duyulan özlemle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Muhammet Kural ise, Türkiye’de işçilerin yaşadığı hak kayıplarına da dikkat çekti. Özellikle madencilerin yaşadığı sorunlara değinilerek emek sömürüsüne karşı mücadele çağrısı yapıldı. 1 Mayıs’ın barış ve huzura vesile olması temennisi dile getirildi.
Özkan Küçük ise Diyarbakır’da 1 Mayıs’ta bulunmanın anlamlı olduğunu belirterek, işçi haklarındaki iyileşmenin sanat emekçilerinin koşullarını da doğrudan etkileyeceğini söyledi.


