DEM Parti grup toplantısında konuşan Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan süreci izleyecek bir mekanizma kurulmasını önerdi.
DEM Partinin grup toplantısında konuşan Tuncer Bakırhan, Öcalan’ın “Talebim kişisel konfor değil, iletişimdir” dediğini aktardı. Bakırhan, “Tek bir derdi var, başlattığı mücadelenin demokratik yasal adımlarla birlikte başka evreye geçmesidir. Sayın Bahçeli’nin “Öcalan’ın statüsü ne olacaktır” sorusu tarihi bir sorudur” dedi.
Bakırhan’ın açıklamasında öne çıkan noktalar şu şekilde:
“Dün andığımız 4 Mayıs, Dersim’in kara hafızasında yalnızca bir tarih değil, bu topraklarda işlenmiş en büyük insanlık suçlarından biridir. Tertelenin üzerinden seksen sekiz yıl geçti, ama acısı ilk günkü gibi… Seyit Rıza’nın ‘Başını dik tut cigeram, alnımızda kara leke yok’ sözü onurun, direncin ve hakikatin sesidir. Devletin Tertele’yi tanıması ve Dersim’den özür dilemesi gerekir. Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının, Şeyh Said ve diğer tüm kayıpların mezar yerlerinin açıklanmalıdır.”
“Türkiye’de birçok toplumsal kesimin onuruyla ve eşit biçimde yaşama sorunu bulunuyor. Bu kesimlerin başında sayıları 10 milyonu bulan engelli yurttaşlar geliyor. Biz, bütün görünmez kılınanların sözünü ve siyasetini temsil ediyoruz. Bu nedenle engelli yurttaşlarımızın partisiyiz. Partimiz her mayıs ayının ilk pazar gününü ‘Engelliler Onur Yürüyüşü Günü’ ilan etti. İlk yürüyüş ‘Bu onurda senin de izin olsun’ sloganıyla Diyarbakır’da yapıldı.”
“Türkiye savaşa dahil olmamasına rağmen ekonomik faturayı işçiler, emekçiler ve yoksullar ödüyor. 2022’de yüzde 85.5 ile tarihi enflasyon zirvesi. 2022’de 900 puanla tarihi risk primi zirvesi. 2023’te 1.37 trilyon TL ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek bütçe açığı zirvesi. Yüzde 150-200’lik kira artışı zirvesi. Yüzde 31.5’e fırlayan geniş tanımlı işsizlik zirvesi. 112 bin 660 TL’ye dayanan yoksulluk sınırı zirvesi. Biz bu hayırsız zirveleri istemiyoruz. Karslı hayvancılıktan, Rizeli çaydan hayır görsün, İstanbul’da işçi insanca yaşasın. Bu uğursuz zirveleri değil, insan onurunun zirvede olduğu bir yaşam istiyoruz.”
“Barış kaygı ve tereddüt değil, cesaret ister. Sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini çağırın. Elimizde bir müşterek belge var. Komisyon raporumuz var. Özel yasayı hemen Meclise sunalım. Bu teklifi bu hafta verelim. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın.”
“Öcalan, ‘Talebim kişisel konfor değil, iletişimdir’ dedi. Tek bir derdi var, başlattığı mücadelenin demokratik yasal adımlarla birlikte başka evreye geçmesidir. Sayın Bahçeli’nin ‘Öcalan’ın statüsü ne olacaktır’ sorusu tarihi bir sorudur. Bahçeli’nin grup toplantısında statü konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imzamızı atıyoruz. Yarım asırlık örgüt silahı devreden çıkardı. Meclis inisiyatif aldı. Şimdi bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı, ‘Süreç İzleme ve Takip Kurulu’ olabilir.”
“Türkiye’de adalet meselesi yargı paketleriyle geçiştirelemez. İhtiyaç hukuk reformudur. Adalet krizi toplumsal bir meseleye dönüşmüştür. Adalete olan inanç neredeyse sınırlandı. Yasalar mahkumiyeti öncelememeli. İhtiyaç dermansız paketler değil, zihniyet değişikliğidir. Bu kapsamda adımlar hızlı atılmalı köklü hukuk reformları yapılmalıdır.”
“Yarın Hıdırellez bayramı kutlanacak. Hıdırellez’i kutluyorum.”
“Yarın Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in katledilmesinin yıl dönümüdür. Saygı ve rahmetle anıyorum.”


