Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki ilk fabrika, 1928 yılında Siirt’te açıldı. Siirtli Yasin Aral tarafından tesis edilen fabrika, Cumhuriyet ile başlayan yeni hayata atfen “Yeni Hayat” adıyla faaliyete geçti. 1977 yılına kadar faaliyetini sürdüren fabrika, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülaziz Kardaş tarafından tarihi belgeler ışığında araştırılarak kitaplaştırıldı.

Türkiye’nin kuruluşu sürecinde siyasi bağımsızlık kadar iktisadi bağımsızlık da temel hedeflerden biri olarak görüldü. Nitekim 1923’teki İzmir İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasında Mustafa Kemal, “Siyasî ve askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun iktisadî zaferle tedviç edilemezse… payidar olamaz. İktisadiyat demek her şey demektir.” şeklinde beyanlarda bulunarak ekonomik bağımsızlığın önemine dikkat çekti. Bu doğrultuda, iktisadi gelişimi hızlandırmak ve sanayileşmeyi desteklemek amacıyla 1927 yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu kabul edildi. Söz konusu düzenleme ile yerli sermaye teşvik edilerek Türkiye’nin çeşitli merkezlerinde fabrikaların açılması özendirildi. Uluslararası savaş fotoğrafçısı Coşkun Aral’ın dedesi olan Siirtli Yasin Aral da babadan kalma sermayeyle 1928 yılında Cumhuriyet’in doğudaki ilk fabrikasını böylece Siirt’e kazandırdı. Yeni Hayat Un ve Doğrama Fabrikası adıyla hizmete giren fabrika uzun yıllar doğunun en önemli sanayi tesisi olarak öne çıktı.

Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
Fotoğraf 1: Yeni Hayat Fabrikası (Hilmi Seçkin’in “Bir Hâkime Yakışanı Yazdım” kitabından)

Siirt şehrinin Doğan (Holaniye) mahallesinde bulunan Şeyh Musa Mezarlığı’nın arkasındaki Nasfe mevkisinde kurulan fabrika, döneminin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer aldı. Fabrikanın kuruluşunda ve ilk yıllarında yerli çalışanlarla birlikte biri Alman ve biri de Macar olmak üzere 2 yabancı mühendis de fabrika personeli olarak istihdam edildi. Siirt ilinin yanında civar illerin ve askeri tesislerin un ihtiyacını karşılayan fabrika, bünyesinde yer alan atölyeyle demir doğrama faaliyetleri yürüttü. Yasin Aral’ın bu girişimi gerek Siirt’te gerek diğer doğu illerinde Cumhuriyet dönemindeki sanayileşme sayfasının açılmasına imkân sağladı. Bu doğrultuda Aral da bölgede çağdaş girişimciliğin sembolü olarak tanınıp bilindi.

Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
Fotoğraf 2: Yeni Hayat Fabrikası’nın Kurucusu Yasin Aral (Faik Kuzu Özel Arşivinden)

Bu dönemlerde Siirt’e elektrik henüz gelmemiş olsa da Yeni Hayat Fabrikası kendi elektriğini üreterek Siirt’te elektrik enerjisi kullanan tek işletme olarak kayıtlara geçti. Bunu, kömürün yakılmasıyla elektrik üreten özel motorlarını kullanarak başardı. Hukuki vasfı komandit olarak geçen fabrikaya Siirtli Aykut ailesinden Abdulhakim Aykut bilahare ortak oldu. 1936’ya kadar fabrikanın yarı hissedarı olan Abdulhakim Bey, fabrikaya ortak olabilmek için Siirt’teki değirmen ve bazı mallarını satarak bu ortaklığı oluşturdu. Ancak süreç içerisinde Yasin Aral’la bazı ihtilaflar yaşadı. Hem bu sebepler hem de fabrika masrafları için alınan genel borçlar yüzünden Yeni Hayat’ın işleyişi bozuldu ve fabrika 1936’da icralık oldu. Buna ek olarak neden çıktığı resmi evraklara yansımayan büyük bir yangın neticesinde ise 1939’da neredeyse tamamen yanarak kullanılmaz hale geldi. Nitekim fabrika yangından sonra büyük bir zarara uğrayarak üretimini durdurmak zorunda kaldı.

Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
Fotoğraf 3: 1939 Yangını’ndan Sonra Yeni Hayat Fabrikası (Ulusoy’un “Siirt” Kitabından)

Yasin Aral fabrikayı tekrar işler hale getirebilmek için fabrikayı ipotek ettirerek 1940 yılında devletten 35 bin liralık bir kredi aldı. Ancak hükümet o dönemki Milli Korunma Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanarak 1941’de fabrikaya el koydu ve fabrikanın randımanlı şekilde hizmet vermesi için işletmesini Toprak Mahsulleri Ofisi’ne verdi. Bu durum Yasin Aral’ın iktisadi durumunu bozdu ve sıkıntılı bir ekonomik sürece girmesine sebep oldu. Diğer taraftan, fabrikanın bakım ve onarımı için ciddi miktarlarda paraya ihtiyaç olduğunun anlaşılması ve Siirt ile civar illerin un ihtiyacının ivedilikle karşılanması gerekliliği, bir süre sonra işletmenin Yasin Aral’a tekrar verilmesi sonucunu doğurdu.  Bu şekilde Yasin Aral, büyük oğlu Celal Aral ile birlikte fabrikayı borçlarıyla birlikte tekrar devraldı. Siirt’te Beyt Yasin Babe (Yasin Babe Ailesi) olarak bilinen Arallar, yıllar içerisinde hem mevcut fabrikayı ihya etme hem de çeşitli sektörlerde yeni fabrikalar açma teşebbüslerine girişti. Öte taraftan, yıllar geçtikçe fabrikanın mali istikrarının tam olarak sağlanamaması ve CHP’li Aral ailesinin Demokrat Parti döneminde ihtiyaç duyduğu iktisadi destekten yoksun bırakılmasıyla Yeni Hayat Fabrikası ile Aral ailesi arzu ettikleri atılımı bir türlü gerçekleştiremedi. 1954’te baba Yasin Aral’ın, 1955’te büyük oğul Celal Aral’ın vefatıyla birlikte ise hem fabrika hem de Aral ailesi derinden sarsıldı.

Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
Fotoğraf 4: Yeni Hayat Fabrikası’nın Sahibi Celal Aral’ın Vefat Haberi (Hüseyin Bakır Özel Arşivinden)

Yayıncı Fahri Aral’ın babası olan Celal Aral’ın vefatı sonrası hem fabrikanın hem de ailenin sorumluluğu Yasin Aral’ın bir diğer oğlu olan İlhan Aral’a geçti. Ancak artan borçlar ve çeşitli sıkıntılar ne fabrikanın ne de ailenin yakasını bir türlü bırakmadı. Hatta bu yüzden 1962 yılında İlhan Aral, Yeni Hayat Fabrikası’nın yanında bulunan evine giderken meçhul şahıslar tarafından silahlı saldırıya uğrayarak yaralandı. Her geçen sene artan ekonomik problemler nedeniyle Sümerbank, 1967 yılında alacaklarını gerekçe göstererek Yeni Hayat Fabrikası’na el koydu. Fakat Sümerbank el koyduğu bu fabrikayı işletemeyip atıl durumda bıraktı. Bu durum hem fabrikadaki üretimin durmasına hem de Aral ailesinin daha büyük bir ekonomik dar boğaza sürüklenmesine neden oldu.

Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
Fotoğraf 5: Yeni Hayat Fabrikası’nın İşletilmemesi Üzerine Bir Haber (Hüseyin Bakır Özel Arşivinden)

Cumhuriyet’in doğudaki ilk fabrikası olan Yeni Hayat Fabrikası, 1974 yılında tekrar faaliyete geçti. Ancak çok düşük bir un öğütme kapasitesiyle çalıştı. Böyle olmakla beraber yine de o dönemde Siirt’te un ve ekmek fiyatlarının ucuzlamasını sağladı. 1977’ye gelindiğinde ise fabrika, çalışmalarını tamamen durdurarak kapandı. Fabrikanın malzemeleri sanayici Şahabettin Başar’a hurda olarak satıldı. Fabrika arazisinin önemli kısmı ise Şeyh Musa Mezarlığı’na bırakılarak, mezarlaştırıldı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Cumhuriyet dönemindeki bu ilk fabrikası üzerine daha fazla ayrıntı ve malumata ulaşmak için İsmail Özer editörlüğünde yakın zamanda hazırlanmış olan “Erken Cumhuriyet Döneminde Demokrasi, Sanayi ve Kalkınma Politikaları” kitabına bakmak gerekiyor. 3 bölümden oluşan bu kitabın 2. bölümü Prof. Dr. Abdulaziz Kardaş tarafından “Cumhuriyet’in Sanayi Öncülerinden: Yeni Hayat Un Ve Doğrama Fabrikası (1928-1977)” başlığıyla kitaplaştırıldı.

Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
Fotoğraf 6: Yeni Hayat Fabrikası’nı Kitaplaştıran Prof. Dr. Abdulaziz Kardaş (Ne Haber Özel Arşivinden)
Doğu’nun İlk Fabrikasının Hikayesi
+ - 0
Haber bültenimize abone olun ve tüm haberlerden anında haberdar olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

0 Yorum

  1. 3 Nisan 2026, 01:39

    Emeğinize yüreğinize sağlık çok güzel bir çalısma olmuş.

Giriş Yap

Ne Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Ne Haber AI ile Haber Hakkında Sohbet

Ne Haber AI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir