Erdoğan’dan Özel’e: Siyasetin Bir Seviyesi Olmalı

e6d51732-8a1c-408a-816e-2878cfdcf761

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘in Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan‘a gönderdiği mesajlardaki üslubuna işaret ederek, “Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin” ifadelerini kullandı. Afet konutları ödemeleri hakkında da meseleye açıklık getiren Erdoğan, Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz, kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası, iki yıl da ödeme almayacağız. Anahtar tesliminden iki yıl sonra ödeme başlayacak. 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeme yapacaklar. 3+1 konut için 18 yıl boyunca 8 bin 750 lira taksit… Afet konutu taksit ödemeleri faizsiz olacak” açıklamasında bulundu.

Giyim tarzı nedeniyle hedef gösterilen Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, partisinin bu haftaki grup toplantısına katıldı. Mihalgazili kadınlar, destek için beyaz yaşmaklarıyla salonda yer aldı, Güneş’i sloganlar var alkışlarla karşıladı. Salonda Güneş’le yan yana oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılanları “saldırı” olarak niteleyerek, “Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Zeynep Güneş’e yapılan saldırıyı lanetliyorum” dedi. Erdoğan, “Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir. Ahırda inek sağmaktır” diyen ve ardından tutuklanan Mehmet Emin Korkmaz‘a “28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum” sözleriyle sert çıktı.

“28 şubat artığı bu faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti lanetliyorum”

Erdoğan’ın grup toplantısında yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle:

“Bilhassa bir asır önce istiklal harbimizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi’den grup salonumuza teşrif eden Zeynep Güneş ile birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum.

Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi, ‘Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 şubat artığı bu faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum.

“Yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık, kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik”

Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü eğitim, kamuda çalışma hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde taşıdığı yazma, tülbent, şalvar, çarşaf, fistanına dil uzatanlarla, milletimize tepeden bakan, hor ve hakir görenlerle mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum.

Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. 

Miçotakis ve Vucic ziyaretleri

Dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğimiz söz konusu. Bugün Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis‘i ülkemizde ağırlayacağız. Yarın Sırbistan Cumhurbaşkanı Sayın Vucic, Ankara’ya gelecek. Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor.

“Suriye’de taraflar hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememeli”

Suriye’nin istikrara, huzura kavuşması en büyük temennimizdir. Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde geleceklerini omuz omuza inşa etmesi arzumuzdur. Bizim Suriye meselesindeki tavrımız ilk günden beri nettir. Suriye’de tek bir canın yitip gitmesi, bizim de canımızdan can kopması demektir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Taraflar yanlış hesap yapmamalı, hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir.

“Cumhurbaşkanı Ahmed Şara‘nın samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz”

Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara‘nın ülkesini bir anca önce ayağa kaldırmaya, buna yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir.

“CHP’nin başındaki zat meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin”

Biz CHP’nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsesin, bunu esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin.

“Millet dizi izlemeyi bıraktı; çayı, çekirdeği alıp her akşam CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı”

CHP’de gelen gideni aratır gerçeği asla değişmiyor. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Sayın Şara’ya yönelik ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da  seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ama ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; çayı, çekirdeği alıp her akşam CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, tuzak, komedi, trajedi… Ne ararsan var. Allah bunlara akıl, CHP’li kardeşlerime de sabır versin.

“Deprem bölgesinde imkansız denileni üç yılda hayat geçirdik”

Deprem bölgesinde imkansız denileni üç yılda hayat geçirdik. Bu büyük başarıya rağmen ana muhalefet ve yoldaşları yapılan işlere çamur atıyor, deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor. Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken; çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken bunlar utanıp sıkılmadan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. 

Şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. Üç yıl sonra bile -cekli -caklı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız.

“Son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik”

Bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor. Polemik ve laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi işimize bakıyoruz. 

Ülkemizde son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik. Hele de milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Kimseyi yormadan, sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Bu evlere de faizsiz, sabit fiyatla sahip olacaklar. İzmir’de afet konutlarının aylık taksidi 1600, Elazığ’da taksitler 1060 lira, Giresun’da 1400 lira. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahibi oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan, çok uygun şartlarda, faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak.

Afet konutlarının ödemeleri nasıl olacak?

Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz, kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası, iki yıl da ödeme almayacağız. Anahtar tesliminden iki yıl sonra ödeme başlayacak. 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeme yapacaklar. 3+1 konut için 18 yıl boyunca 8 bin 750 lira taksit. Afet konutu taksit ödemeleri faizsiz olacak.

“Rapor tamamlanmak üzere; AK Parti olarak daha yapıcı ve kuşatıcı olacağız”

Yaklaşık 16 aydır çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen ittifak olarak cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak sürecin yükü hafifleyecek ve belli başlı konularda çok daha seri yol ama imkanı doğacaktır. Komisyonumuz da raporunu tamamlamak üzere. Raporun açıklanmasına müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Biz de AK Parti olarak daha yapıcı ve daha kuşatıcı olacağız. Bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz.

Gürlek ve Çiftçi’ye tebrik

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımıza yeni atamalar yaptık. Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. Yeni Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e ve yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi‘ye yüce mevladan üstün muvaffakiyetler diliyorum.”

Exit mobile version