CHP lideri Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek‘in Adalet Bakanı olarak atanmasına patisine yönelik operasyonlar üstünden tepki göstererek; “Erdoğan, geleceğin iktidarına, bugünün iktidarı olarak kendisinden sonraki iktidara, bugünün Cumhurbaşkanı olarak kendisinden sonraki Cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulundu. Bunu da bir siyasetçiyi Adalet Bakan Yardımcısı olan Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atayarak, şeklen yaptı. Sonra da onu şimdi tekrar siyasi bir makama atayarak, bizim bunun bir siyasi operasyon olduğunu, bunu Akın Gürlek’ten başkasına yaptıramadığı için ona özel görevle bunu verdiğini ve meselenin yargı yetkisi eliyle darbe girişimi olduğunu söylüyorduk. Erdoğan da dün bunun altına imza attı” değerlendirmesini yaptı. Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasıyla HSK başkanı da olacağını hatırlatan Özel, “HSK’nın önünde kendisi hakkında sunduğumuz dört ayrı başvuru var. Son olarak yaptığımız iki başvuruyla, dört başvuruyu biliyorsunuz ve sürekli işlem yapmıyorlar. Erdoğan izin vermiyor. Şimdi hakimler ve savcılar atayacak… Bunun adına da Erdoğan diyecek ki ‘Hukuk devleti. Burada bir demokrasi oyunu var.’ Ne yaparlarsa yapsınlar karşılarında son bir CHP’li kalana kadar bu kaleyi teslim alamazlar. İktidar yürüyüşümüzü durduramazlar” dedi. Özel, “Akın Gürlek’in Adalet Bakanı atanması İBB duruşmalarını nasıl etkiler” sorusuna; “Bakanlık koltuğu ona yargılanmama, dokunulmazlık imkanı veriyor. Milletimiz bize yetkiyi verip onu Yüce Divan’da çatır çatır yargılatana kadar” diyerek yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir kabinede beklenen değişikliği gerçekleştirerek, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç‘un yerine İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’i, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya‘nın yerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi atadı. Resmi Gazete’de yayımlanan Erdoğan imzalı kararnamenin başında, Tunç ve Yerlikaya’nın görevden aflarını istedikleri ve görevden af taleplerinin kabul edildiği vurgulandı. Buna karşılık, sosyal medyadan Erdoğan’a teşekkür eden Tunç ve Yerlikaya’nın görevden aflarını istediklerine yönelik bir ifadeye mesajlarında yer vermemeleri dikkati çekti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde başta İBB soruşturması olmak üzere Türkiye gündemine damga vuran çok sayıda soruşturmaya imza atan Akın Gürlek’in bir süredir bakanlık görevini istediği, emniyet ve İçişleri Bakanlığı’nın kimi uygulamalarından da rahatsızlık duyduğu kulislerde konuşuluyordu. Kabinede mini revizyon yapması uzun süredir beklenen Erdoğan’ın, ismi geçen diğer bakanları değiştirmemesi, yargı ve güvenlik alanındaki en kritik iki bakanlıkla sınırlı değişikliğe imza atması da dikkati çekti.
CHP lideri Özgür Özel, partisinin eski Genel Başkanı Deniz Baykal için devlet mezarlığında düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasını da değerlendirdi.
“Yarın sabah, bu sabahtan daha zor olacak” diyen Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Deniz Baykal deyince herhalde pek çok şey akla geliyor, hepimiz içim çok ayrı anlamları var. Ama herhalde bu ülkede yaşayan herkesin hatırlaması gereken bir konu olarak da altını çizmek lazım. Erdoğan iktidara gelmeden önce Amerika’ya gitti. Amerika’da iktidara geldiğinde nasıl bir Amerika’yla uyumlu iktidar olacağının sözünü verdi. Daha sonra da partisi iktidara geldiğinde Amerika’nın Erdoğan’dan istediği, Erdoğan’ın da partisinden istediği şey; Irak’ı işgal etmek üzere Amerikan ordusunun Mersin Limanı’nı kullanarak ve Güneydoğu Anadolu’dan geçerek ve orada konuşlanarak Irak operasyonu yapmasıydı. Ve o operasyonun sonunda hayatını kaybedecek olan, bugün gördüğümüz, bildiğimiz bir milyonun üzerindeki Müslüman’ın kanını akıtmak üzere gelenlerin Türkiye üzerinden geçmesiydi. Erdoğan buna izin verdi. Bu talebe ‘olur’ dedi. Ve Meclis’ten bunu istedi. Deniz Bey ve Cumhuriyet Halk Partisi grubu 1 Mart tezkeresinde buna direndiler. Ve 99 AK Partiliyi de ikna ederek bu tezkerenin geçmesi için yeterli sayıya ulaşmasını engel oldular. O işgalin Türkiye üzerinden yapılmasına engel oldular.
“Biz Filistin’i işgal etmeye çalışanların planının karşısında yer alıyoruz”
O işgale o gün ‘evet’ diyen, destek veren Tony Blair, bugün o utançla yaşıyor. Hiçbirimiz artık onu bir solcu, sosyal demokrat İşçi Partisi’nin mensubu bir siyasetçi olarak görmüyoruz. Bakın bugün de Trump’ın maşası olarak Gazze planında, Gazze’nin işgalini, oradaki komiserliğini yapmaya hazırlanıyor. O gün bu plana ‘evet’ diyen Erdoğan bugün ülkenin başında ve Trump ile birlikte Gazze planının bir parçası ve oraya görevlendirme yapıyor. Gazze’den Filistinlileri sürüp oraya oteller, kumarhaneler yapacaklar. Orası çok güzel Trump’ın gözünde. Halen daha bu oyunun parçasındalar. Biz biraz önce bu oyunu 1 Mart’ta bozan, hiç değilse Türkiye’yi bu oyuna alet etmeyen birinin huzurundaydık. Yarın da milletin huzuruna çıktığımızda sandıkta görev talep ederken, Erdoğan’ın bizi hep eleştirdiği gibi ‘Sorun ana muhalefetin Amerikan karşıtı olmasıdır’ dediği noktada olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu Trump’ın ve Trump’ın verdiği talimatlarla Irak’ı işgal edenlerin karşısında da yer aldık, Filistin’i işgal etmeye çalışanların planının karşısında da yer alıyoruz. CHP durması gerektiği noktada durmaya devam ediyor.”
“Sayın Erdoğan dün akşam yaptığı atamayla kendi tezinin yalan olduğunun da altına imza attı”
Özel açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İçişleri ve Adalet Bakanlıklarında yapılan değişiklikler hakkında görüşü sorulan Özel, şunları kaydetti:
“Sayın Erdoğan dün akşam yaptığı atamayla bizim tezimizin doğru olduğunun altına imza attı, kendi tezinin yalan olduğunun da altına imza attı. Erdoğan’ın iddiası nedir? ‘Türkiye bir hukuk devletidir.’ Bizim iddiamız nedir? ‘Bu yapılanlar bir yargılama değil, siyasi bir operasyondur.’ Biz diyoruz ki; bizim suçumuz Erdoğan’ı yenmek, 47 yıl sonra birinci parti olmak, AK Parti’yi ilk kez ikinci parti durumuna düşürmek. Erdoğan’ın tezine göre; İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanacak, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybedecek. Bu doğrultuda iktidar yolunda yürüyor olmak. Erdoğan bizi konvansiyonel, Erdoğan bizi normal siyasi bir mücadeleyle yenemediği ve yenemeyeceğini anladığı için, bizi yenmesi gereken partisine de güveni kalmadığı için, geleceğin iktidarına, bugünün iktidarı olarak kendisinden sonraki iktidara, bugünün Cumhurbaşkanı olarak kendisinden sonraki Cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulundu. Bunu da bir siyasetçiyi Adalet Bakan Yardımcısı olan Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atayarak, şeklen yaptı. Sonra da onu şimdi tekrar siyasi bir makama atayarak, bizim bunun bir siyasi operasyon olduğunu, bunu Akın Gürlek’ten başkasına yaptıramadığı için ona özel görevle bunu verdiğini ve meselenin yargı yetkisi eliyle darbe girişimi olduğunu söylüyorduk. Erdoğan da dün bunun altına imza attı. Dedi ki ‘Evet, Akın gitti görevini yaptı. Şimdi geliyor, çünkü dokunulmazlığa ihtiyacı var.’ Akın Gürlek yemin edip görevine başladıktan sonra HSK’nın Başkanı olacak. HSK’nın önünde kendisi hakkında sunduğumuz dört ayrı başvuru var. Son olarak yaptığımız iki başvuruyla, dört başvuruyu biliyorsunuz ve sürekli işlem yapmıyorlar. Erdoğan izin vermiyor. Şimdi yaptığımız son iki başvuruyla, mesela şu anda Akın Gürlek’in üzerinde ömrü boyunca ki Hakimler ve Savcılar başka gelir elde edemezler. Bu kanunla yasaklanmış. Ömrü boyunca aldığı bütün maaşları biriktirse ve en iyi şekilde değerlendirse alamayacağı, 16 görünen ama dördünü hızla üzerinden başkalarına devretmiş 12 tane taşınmaz var. İçinde 100 milyon liranın üzerinde olan tek bir parça taşınmaz var. Bu Akın Gürlek bunları yapan kişi, İstanbul’da İBB borsası kuran kişi, yapılan bütün operasyonlarda özel avukatlar görevlendirilerek, o avukatlar elinden ‘Şu iftirayı atarsan ya da şu parayı verirsen çıkarsın’ işinin en tepesindeki kişi, kendisi hakkındaki bütün somut delillerle yaptığımız suç duyurularına, itirazlara rağmen şimdi Adalet Bakanı oldu. HSK’nın başına geldi. Şimdi hakimler ve savcılar atayacak… Bunun adına da Erdoğan diyecek ki ‘Hukuk devleti. Burada bir demokrasi oyunu var.’
“Dün akşam uyuyamayanlara, dün akşam uykusu kaçanlara bu da dert olsun”
Şu kadarını söylüyorum: Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin. Sizden korkan sizden beter olsun. Ben dün akşam vurdum başımı yattım ve uyudum. Dün akşam uyuyamayanlara, dün akşam uykusu kaçanlara bu da dert olsun. Biz durduğumuz yerdeyiz. CHP’yi hiçbir sıra dışı müdahale, hiçbir saldırı yıldıramaz. İçeride yatanlar var. Aslanlar gibi bedel ödüyorlar. Dışarıda tehdit altında olanlar var. Her türlü tehdidin karşısında olanlar var. Ama şunu bilin: Bir CHP’linin huzurundan geliyoruz. Nasıl teslim olmadıysa, o gün 1 Mart tezkeresine ‘evet’ demediyse, biz de onun gibi teslim olmamaya, onun gibi mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ülke öyle kolay kurulmuş bir ülke değildir. O yüzden ne yaparlarsa yapsınlar karşılarında son bir CHP’li kalana kadar bu kaleyi teslim alamazlar. İktidar yürüyüşümüzü durduramazlar.”
“Akın Gürlek’in yüce divanda yargılanacağı gün ne olacak? Akın Gürlek onu düşünsün”
Özel, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının mart ayında başlayacak olan İBB davasını nasıl etkileceğine yönelik bir soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
“Akın Gürlek hiçbir zaman Cumhuriyet Başsavcısı olmadı zaten. O yüzden İstanbul’da Cumhuriyet Başsavcısının değişmesi hiçbir şeyi değiştirmez. Akın Gürlek her zaman Erdoğan’ın maşasıydı, emir eriydi. Onun adına suç işleyendi, hak yiyendi, kul hakkı yiyendi. Ailelerle uğraşandı, mala çökendi. Bundan sonra da Akın Gürlek’in Erdoğan’dan aldığı talimatları uygularken hangi koltukta oturduğunun bir anlamı yok. Bakanlık koltuğu ona yargılanmama, ona dokunulmazlık imkanı veriyor. Ne zamana kadar? Milletimiz yetkiyi bize verip, biz onu yüce divanda çatır çatır yargılatana kadar. O yüzden Mart’taki yargılamaların sonucunu merak etmeyin. O bir zaten kurgu ve biz o kurguya karşı mücadelemizi veririz. Siz Akın Gürlek’in yüce divanda yargılanacağı gün ne olacak? Akın Gürlek onu düşünsün.”
“Ne hamlesi olarak yapıyor olurlarsa olsunlar, başarıya ulaşamayacaklar”
CHP lideri Özgür Özel, “bu atamanın bir seçim hamlesi olup olmadığı” yönündeki soruyu şöyle yanıtladı:
“Ne hamlesi olarak yapıyor olurlarsa olsunlar, başarıya ulaşamayacaklar. Eğer Erdoğan bir seçime niyetlendiyse, gelsin hemen bugün seçim kararını alalım. Cesareti varsa milletimizin önüne çıkalım. Hemen, ne zaman istiyorsa seçim yapsın. Kendisi için seçime elverişli yapacağı bütün hamleler bundan sonra yani Türk milletinin gözünün içine bakıp, ‘Türkiye hukuk devletidir….’ ‘Akın Gürlek gitti, orada hukukun gereğini yaptı.’ Bakan Yardımcısıyken yolladı onu oraya. ‘Git Akın.’ Gitti. ‘Yap Akın.’ Yaptı. ‘Gel Akın.’ Geldi. ‘Korun Akın.’ Korunacak. Şimdi yeni saldırılar mı yapacaklar, yeni hamleler mi yapacaklar? Ne yapabilirlerse yapsınlar. Yani milletimiz görüyor ki burada artık bir siyaset, bir eşit yarış, bir siyasi mücadele yok. Artık burada yapılan mesele erdoğan’ın tutup da orduya git CHP’ye saldır, CHP’yi zapdet, bunları hapse at demesi nasıl bir darbeyse, yargıdaki emir ellerini kullanarak bizi hapse atması, bize saldırması da aynı şeydir. Şu anda Bakanlık görevini bırakan Ali Yerlikaya, ona 8 Eylül 2025 günü hani Özgür Özel mesaj yazıyor ya bazılarına, ona bir mesaj yazmıştım, şimdi o mesajı bir okusun. Ali Yerlikaya’ya CHP’nin İstanbul İl Başkanlığına beş bin polisl soktuğunda bir mesaj yazmıştım. dedim ki bu mesajı sana sonra bir daha okuyacağım. Bugün bir okusun o mesajı. Bir gün bir daha okutacağım.”
Kaynak: T24


