Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Kongre Merkezi’nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşuyor.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
“Muhalefetin şiddet dozu artan propagandasına rağmen partimiz çekim merkezi olmayı sürdürüyor. AK Parti bugün Türkiye’nin en kurumsal, en büyük siyaseti hareketidir, Cumhur İttifakı ise milletimizin dirlik ve birliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü ve Cumhur İttifakı ayaktaysa 86 milyonun her bir ferdi güvendedir, Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır.”
Doğal afetten savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik.
Son yıllarda uluslararası siyasette bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği dikkatle takip ediliyor, Türkiye gündemi belirlenen ülke değil gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Henüz yeni başladık, gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız.
AK Parti olarak biz kadro hareketiyiz, bir dava hareketiyiz kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, ünvanı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu çok stratejik bir vazife icra etmektedir.
Ana muhalefet partisi deprem bölgesine bir çivi çakmadığıı gibi abuk sabuk iddialarla depremzedeleri hükümütemize karşı kıştırtmaya kalktılar. Türkiye gelişti, değişti ama CHP’nin anlayışı değişmedi. Depremin üzerindne üç yıl geçmiş, hâlâ ortada eserleri yok. Ne iş yapıyorlar ne bizim iş yapmamızı istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP biz sizin evvelinizi iyi biliriz. Ben belediye başkanlığından geliyorum, İstanbul’u çöp bataklığından devraldık. İ140 kilometre susuz Islanca Dağları’ndan İstanbul’a suyu biz getirdik.
CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine bir kez daha şahit olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkiyalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız, bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür!
Yeminler bitti mi, bitti. Ne oldu, rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı, olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler, iliklerine kadar işlemiş. Çirkin ve çirkef siyasetlerini Genel Kurul salonuna taşıyarak nasıl bir siyaset sergilediklerini gösterdiler. TBMM sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız eylem alanı mıdır? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşüreceksiniz? Meclis’in vakarına zarar veren, aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını reddediyorum.
