DEM Parti, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları’nın katılımıyla 2026 bütçesine yönelik Ekmek ve Barış İçin Bütçe şiarıyla Batman’da yürüyüş yaptı. Hatimoğulları, “Türkiye ölçeğinde ne kadar çok yurttaşımızın kredi kartının patladığını, kredi kartı yüzünden icralık olduğunu biliyoruz” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bileşen partiler eş genel başkanları ve eşsözcüleri ile MYK, PM ve il-ilçe yöneticilerimizin katıldığı Ekmek ve Barış İçin Bütçe Yürüyüşü Tekirdağ, Batman, Hatay ve Aydın olmak üzere 4 koldan Ankara’ya doğru başladı.
Batman’da bir araya gelen yürüyüşçüler adına konuşan Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’nin dört bir yanından bütçeyle ilgili yürüyüşümüzü gerçekleştirmek üzere Batman’dayız. Sadece Batman’da değiliz; Aydın, Hatay ve Tekirdağ’dan Ankara’ya doğru başlayan yürüyüşümüz üç gün boyunca devam edecek. Halklarımızın, işçilerin, emekçilerin, yoksulların, barınamayanların taleplerini, mektuplarını TBMM’ye götüreceğiz. TBMM Genel Kurulunda bütçe görüşmeleri sürerken; aslında halktan, işçilerden, emekçilerden, yoksullardan, barınamayanlardan, gençlerden ve kadınlardan gelen esas talepleri ileteceğiz”
“Bütçeyi Silaha Ayırmak Üzere Bir Planlama İçinde Olduklarını Gördük”
Verilen tüm önergelerin AKP ve MHP oylarıyla reddedildiğini ifade eden Hatimoğulları, “Ekmek ve Barış için bütçe istiyoruz. Verdiğimiz bütün önergeler ne yazık ki reddedildi AKP ve MHP’nin oylarıyla. Muhalefet komisyon aşamasında bütçede bir harf dahi değiştiremedi. Buna izin verilmedi. İşçinin ve emekçinin hakkını savunduğunu iddia eden iktidarın bütçeyi yine faiz lobilerine, sermaye gruplarına, yandaş şirketlere ayırdığını gördük. En önemlisi de barışı konuştuğumuz bu günlerde bütçeyi yine silaha ve özel harp politikalarına ayırmak üzere bir planlama içinde olduklarını gördük” dedi.
“Batman İşçi ve Emekçi Kentidir”
“Batman, devrimci yurtsever mücadele tarihi açısından son derece önemli bir kenttir. Batman aynı zamanda bir işçi, emekçi kentidir” diyen Hatimoğulları, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik kriz, dünya ölçeğinde eşine benzerine az rastlanan bir kriz. Enflasyon almış başını gitmiş, hayat pahalılığı almış başını gitmiş. İnsanlar ev kiralarını ödeyemiyor. Emekliler 16 bin TL’ye mahkum edilmiş. Emekliler evlerine et bile götüremiyor. Zaten kirada oturuyorsa vay haline, kirasını bile ödeyemiyor. Kamu emekçileri yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Herkes kredi kartıyla yaşıyor, yani borçla yaşıyor. Borcu borçla ödüyor yurttaşımız. Sadece Batman’da en az 26.000 icralık dosya var bu konuyla ilgili. Türkiye ölçeğinde ne kadar çok yurttaşımızın kredi kartının patladığını, kredi kartı yüzünden icralık olduğunu biliyoruz. Milyonlarca yurttaşımızın bu şekilde yaşadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.”
“AKP, asgari ücreti işçi ve emekçinin hakkını gözetmeden belirliyor” diyen Hatimoğulları, şunları söyledi:
“22.000 TL asgari ücret olur mu? Bu ülkede 16 milyon yurttaşımız asgari ücretle çalışıyor. Onları 22.000 TL’ye mahkum eden bu zihniyeti bir kez daha burada huzurunuzda kınıyoruz. Bugün açlık sınırı 30.000 TL’yi bulmuş durumda. Yoksulluk sınırı 90.000 TL’yi geçmiş durumda. Böylesi bir koşulda asgari ücret; asla peynir ve ekmeğin, yediğimiz etin, içtiğimiz sütün, tüketmek zorunda olduğumuz gıdaların fiyatına göre belirlenmiyor. Patronlar ve onları koruyan AKP iktidarı kendi kafalarına göre, işçinin ve emekçinin çıkarını gözetmeden belirliyor asgari ücreti. Batman’dan Ankara’ya sesimizi duyuruyoruz. Asgari Ücret Komisyonunda toplananlar sesimizi duyun: DEM Parti olarak, asgari ücretin 46.000 TL olarak belirlenmesini istiyoruz. En az senede iki kez enflasyon artış oranına göre bu ücretin yenilenmesini talep ediyoruz.”
Bölgesel eşitsizliği kabul etmediklerini ifade eden Hatimoğulları, “Batman, petrol işçilerinin yaşadığı bir kent. Bir dönem tekstil işçilerinin yoğun olarak çalıştığı bir kentti. Ama artık Türkiye’den sermaye dahi kaçmaya başlamıştır. Sermaye dahi bu kadar antidemokratik bir şekilde yönetilen bir ülkede yatırım yapmak istemiyor. Girdi fiyatları, yani hammaddenin pahalılığı yüzünden de başka ülkelere kaçıyorlar. Tekstil bir dönem Batman’da 50.000’e yakın işçi ve emekçinin çalıştığı bir sektörken, şimdi bu sektörün Mısır’a kaymasıyla birlikte sayı 20.000’e inmiş durumda. Bu ne demektir? Batmanlının daha çok aç kalması demektir. Batmanlının daha çok işsiz kalması demektir. Batman’da esnafın geçinememesi demektir. Başta Batman olmak üzere, özellikle Kürdistan coğrafyasındaki kentlerimizde artan işsizlik ve yoksulluk, bölgesel eşitsizlik neleri yaratmış durumda biliyor musunuz? Buradaki gençlerimizi göçe mahkum etmişler. Neden Batmanlı gencin doğduğu yerde, Batman’da karnı doymasın? Neden yurt dışına gitmek zorunda hissetsin kendini? Bu bölgesel eşitsizliği Kürt halkına reva gören iktidar anlayışını, yönetim anlayışını asla kabul etmiyoruz. Batman halkı, işçiler, emekçiler yalnız değildir. Bu böyle bilinmelidir” dedi.


