İmamoğlu’nun ‘Diploma Davası’nda Dördüncü Duruşma Görülüyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla açılan davanın dördüncü duruşması görülüyor.

Dava, Ekrem İmamoğlu’nun üniversite geçişinde usulsüzlük yaptığı iddiasıyla açılmıştı.

Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları’ndaki duruşmada, savcılığın mütalaasını açıklanması bekleniyor.

20 Ekim’deki son duruşmada mahkeme, idare mahkemesinin kararını bekleyeceklerini açıklamıştı.

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 23 Ocak tarihinde oybirliğiyle İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı davanın reddedilmesine karar vermişti.

Kararda, aradan geçen 35 yıla rağmen üniversite idaresinin “açık hata” gerekçesiyle işlemi geri alabileceğine hükmedilmişti.

Sahtecilik iddiasıyla açılan davanın üçüncü duruşmasında İmamoğlu ve davaya atanan yeni hakim arasında sık sık polemik yaşanmıştı.

İmamoğlu savunmasında, “Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenme davasıdır. Yaşananlar beni şaşırtmıyor çünkü bugüne kadar her şeyi yaptılar ama bu absürt günleri aşacağız. Bu sürecin içinde olanlar ise kendi evlatlarının bile gözüne bakamayacak” ifadelerini kullanmıştı.

İmamoğlu davanın bir tarafının “19 yaşındaki hali” olduğunu söyleyince, hakim araya girdi ve “19 yaşındaki Ekrem ile ilgili bir soru soracağım. Geçiş sürecinde İstanbul Üniversitesi’ne maddi durumunuzla ilgili yazı yazmışsınız. Maddi durumunuz o zamanlar kötü müydü?” diye sormuştu.

İmamoğlu ise “Tüm dosyada bu mu dikkatinizi çekti, hakim bey? Çok kötü bir giriş yaptınız. Bende önyargı oluşmaz ama ilk sorunuz bu olmamalıydı. Size tavsiyem, soruları sormadan önce iyi düşünmeniz, hakim bey” yanıtını vermişti.

Davanın bir önceki celsedeki hakimi, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) Kasım sonunda yayımladığı bir kararname ile Kahramanmaraş’a atanmıştı.

İmamoğlu, davanın önceki hakimi Ali Doğan’a teşekkür etmişti.

Ekrem İmamoğlu “Ona buradan çok teşekkür ediyorum. Hakim Ali Doğan Bey size lekesiz bir dosya bıraktı. Allah onu korusun yolu açık olsun” diye konuşmuştu.

İmamoğlu'nun 'Diploma Davası'nda Dördüncü Duruşma Görülüyor

20 Ekim’deki ikinci celsede neler oldu?

20 Ekim’de 2025’teki ikinci duruşmada salonun küçüklüğü gerekçesiyle davayı izlemek isteyen gazeteci ve avukatların salona alınmamasının ardından Ekrem İmamoğlu duruşmaya katılmama kararı almıştı.

Duruşma sonrasında daha büyük bir salona taşınmış ve hakim İmamoğlu’nun salona getirilmesine karar vermişti.

İmamoğlu, “içeri giremeyen müdafilerinden dolayı savunma yapmasının mümkün olmadığını” söylemiş ve duruşmanın ertelenmesini talep etmişti. İmamoğlu’nun savunma yapmadığı duruşma 8 Aralık’a ertelenmişti.

Aradan geçen sürede duruşma hakimi, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) Kasım sonunda yayımladığı bir kararname ile Kahramanmaraş’a atanmıştı.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, 28 Kasım’da sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda hakim değiştirme kararını şu ifadelerle eleştirmişti:

“HSK kararnamesinin en “mesaj” yollu ataması, Ekrem İmamoğlu’nun diploma davasının hakimini Kahramanmaraş’a göndermek oldu.

“Suçu ne? Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’ı müdafi sıfatıyla SEGBİS’le duruşmaya bağlamak.”

İmamoğlu ilk duruşmada ne söylemişti?

İmamoğlu, 12 Eylül’de Silivri’de yapılan ilk duruşmada 18 yaşında bir gencin iddianamede dile getirilen suçlamaları nasıl yapabileceğini “tasavvur edemediğini” söylemişti.

Ekrem İmamoğlu, isim vermeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a işaret ederek “Bu iddianameyi, o [savcı] yazmadı. Bu iddianameyi bir sonraki seçimde kendisini yeneceğini bildiği kişi yazdırdı” iddiasında bulunmuştu.

İmamoğlu diplomasının Yüksek Seçim Kurulu’na başvuruda da kullanıldığına yönelik suçlamanın “zurnanın zırt dediği yer” olduğunu söyledi.

Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlığı için yüksek öğrenim mezunu olma zorunluluğu bulunmamasını hatırlattı.

İmamoğlu, “Buna ihtiyacım yok. Yani iddianameyi yazan, baştan kendini ele vermiş” dedi.

Ekrem İmamoğlu, “Anacığımın ak sütü kadar helal olan diplomamı iptal ettiler” şeklinde konuştu.

Sonrasında İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla davaya katıldı ve şu mesajı verdi:

“Ben müvekkilim ile görüştürülmeden, salonda olmadan, üzerimde cübbem olmadan savunma yapmayı reddediyorum. Bir sonraki duruşmada gerekli şartların sağlanmasıyla salonda savunma yapmayı talep ediyorum.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada savcılık İmamoğlu hakkında “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep ediyor.

Ne olmuştu?

İstanbul Üniversitesi, Ekrem İmamoğlu’nun 1994 tarihli İstanbul İşletme Fakültesi İngilizce Bölümü diplomasını 20 Mart’ta iptal etti, ardından diploma üniversitenin veri tabanından da silindi.

İmamoğlu 19 Mart’ta ‘Kent uzlaşısı’ kaynaklı “terör” ve “yolsuzluk” soruşturmaları kapsamında gözaltına alındıktan sonra, 23 Mart’ta “yolsuzluk” suçlamasıyla tutuklandı.

Aynı gün CHP’nin düzenlediği ön seçimde tek aday olan İmamoğlu partinin cumhurbaşkanı adayı ilan edildi.

İmamoğlu’nun avukatları, diploma iptaline karşı dava açtı. Ancak davanın açıldığı İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi, diploma iptaline karşı yürütmeyi durdurma talebini reddetti.

İmamoğlu diplomayı iptal etme kararı ile ilgili yetkinin sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’nda olduğunu savunmuştu.

“Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak” demişti.

İstanbul Üniversitesi, diploma iptali kararıyla ilgili bütün bilgi ve belgeleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na (YÖK) göndereceğini açıklamıştı.

Üniversitenin açıklamasında İmamoğlu’nun ismi belirtilmemiş ancak YÖK kararlarına ve mevzuatın aradığı şartlara aykırı olarak 1990 yılında İşletme Fakültesi İngilizce programına usulsüz yatay geçiş yapan 28 kişinin diplomalarının “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle geri alınmak suretiyle iptal edildiği belirtilmişti.

Bu 28 kişi arasında İmamoğlu’nun da olduğu bildirilmişti.

İddianamede neler var?

İmamoğlu 1990’da Kıbrıs’ta öğrenim gördüğü Girne Amerikan Üniversitesi’nden (GAÜ) İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmış ve 1994’te işletme fakültesinden mezun olmuştu.

İddianamede, GAÜ’nün 1990 yılında YÖK tarafından tanınan bir üniversite olmadığı, 1993 yılında tanındığı vurgulandı.

O yıllarda Kıbrıs’ta faaliyet gösteren kurumlardan sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tanındığı, ancak “yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak arttırıldığı” iddia edildi.

İmamoğlu’nun yatay geçiş sürecinde İstanbul Üniversitesi’ne ibraz ettiği belgelerin, Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığı ifade edildi.

“İstanbul Üniversitesi tarafından İmamoğlu’nun kaydının Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak yapıldığı, gerçeğe aykırı resmi belgenin açık bir hile ile düzenlendiği” iddia edilen belgenin “şeklen doğru ancak içerik bakımından sahte” olduğu savunuldu.

İddianamede, İmamoğlu’nun “resmi belgede sahtecilik” suçunu “zincirleme şekilde” işlediği, “hileli bir şekilde aldığı evrakı” yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi’ne, askerlik hizmeti için Milli Savunma Bakanlığı’na ve Yüksek Seçim Kurulu’na sunduğu iddia edildi.

‘YÖK’ün tanımaması denklik sorunu yaratmıyor’

İmamoğlu’nun avukatları, YÖK’ün 1990’da Girne Amerikan Üniversitesini (GAÜ) tanımamasının, yatay geçişe engel olmadığını ve bir denklik sorunu da oluşturmadığını savunuyor.

Daha önce BBC Türkçe’ye konuşan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, GAÜ’den 1991 ve 1992 yılında mezun olan kişilere de denklik verildiğine ilişkin belgeleri kamuoyu ile paylaştıklarını belirtmişti.

Pehlivan, “Madem ki tanınmayan üniversiten geçiş yapılamaz, o halde bu kişilere neden denklik düzenlendi? Buradan anlaşılıyor ki tanınma, yatay geçiş için de denklik için de şart değil” demişti.

Tanınma hakkındaki mevzuatın ilk kez 1996’da yürürlüğe girdiğini de ekleyen Pehlivan, “o tarihte çıkarılan yönetmelikte ‘tanınmayan üniversiteden yatay geçiş yapılmaz’ denmiyor” bilgisini de vermişti.

Avukat Mehmet Pehlivan da “örgüt üyesi olma”, “örgütün çözülmemesi için eylemler yapma” gibi suçlamalarla 19 Haziran’da tutuklanmıştı.

Kaynak: BBC Türkçe

İmamoğlu’nun ‘Diploma Davası’nda Dördüncü Duruşma Görülüyor
+ - 0
Haber bültenimize abone olun ve tüm haberlerden anında haberdar olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ne Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Ne Haber AI ile Haber Hakkında Sohbet

Ne Haber AI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir